HDP Van İl Başkanı Ümit Dede, 'İttifak yok destek var'

İYİ Parti ve CHP ile gizli bir ittifakları olmadığını kaydeden olan HDP Van İl Başkanı Ümit Dede, aday göstermedikleri illerde halkın, desteklediği adayların kazanmasının partileri açısında stratejik öneme sahip olduğunu ifade etti.

HDP Van İl Başkanı Ümit Dede, 'İttifak yok destek var'

İYİ Parti ve CHP ile gizli bir ittifakları olmadığını kaydeden olan HDP Van İl Başkanı Ümit Dede, aday göstermedikleri illerde halkın, desteklediği adayların kazanmasının partileri açısında stratejik öneme sahip olduğunu ifade etti.

Kanal M’de Baki Karaca’nın sunduğu Ana Haber Bülteni’nin canlı yayın konuğu olan HDP Van İl Başkanı Ümit Dede, gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. 31 Mart 2019’daki yerel seçimlere yönelik değerlendirmelerde bulunan Dede, kazanamayacakları illerde parti olarak aday göstermediklerini, seçmenlerini kendi iradeleriyle baş başa bıraktıklarını kaydetti.

‘Van ile ortak aidiyet bağı kuran herkes Vanlı’

İYİ Parti ve CHP ile gizli bir ittifaklarını olmadığını kaydeden Dede, aynı zamanda AK Parti ve MHP’nin başını çektiği Cumhur İttifakıyla da bir ittifakları olmadığını söyledi. Her ne kadar İYİ Parti ve CHP ile gizli bir ittifaklarını olmadığını ifade etse de tabanda pasif girişimlerde bulunduklarını kaydeeden Dede, sivil toplum kuruluşlarının, en çok desteklediği adayların kazanmasının partileri açısında stratejik öneme sahip olduğunu ifade etti. Van’da Belediye başkan adaylarını belirlerken ‘Vanlılık’ kavramını birinci derecede önemsemediklerini kaydeden Dede, “Van ile ortak aidiyet bağı kuran herkesin Vanlı olarak görülmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

Seçim dönemleri konuşabilmemiz için bir avantaj

Seçim dönemlerinin tatlı bir yorgunluğu olduğunu ifade eden HDP Van İl Başkanı Ümit Dede, seçim dönemlerinin verilen emeğinin karşılığı alınan dönemler olduğunu kaydetti. Dede, “Halkla daha fazla buluşuyoruz daha fazla bir arya geliyoruz. Son 4 yıldır partimiz üzerinde, demokrasi güçleri üzerinde, aydınlar, gazeteciler üzerinde olduğu gibi partimize dönük çok güçlü baskılar var. Basında çok fazla konuşabilme imkânını bulamıyoruz. Bu yönüyle seçim dönemleri bizim için bir avantaj yaratıyor” dedi.

İttifak Kürtlerle

Kapalı kapılar ardında gizli bir ittifakları olmadığını söylen Dede, basının önünde, kamuoyunun gözünde cereyan eden bir ittifakın olduğunu bu ittifakın ise diğer Kürt partileri ile olduğunu ifade etti. Dede, “Kürt partilerle bir ittifak var. Kürtler açısından ulusal birliğin sağlanması bir çatı altından birlikte mücadele edebilmek bizim içinde önemliydi. Uzun zamandır programımızda olan bir durumdu. Bunu da gerçekleştirdik. Belki bu seçim vesile oldu. Bunu daha seçim başlamadan bir kazanım olarak görüyoruz” diye konuştu.

Gizli ittifak yok pasif girişim var

Gizli bir ittifak çalışmaları olmadığını yenileyen Dede, aday göstermedikleri şehir ve ilçelerde halkın, desteklediği adayların kazanması kendileri için stratejik öneme sahip olduğunu belirtti. Dede bu yönde aktif ve pasif her türlü girişimlerde bulunacaklarını kaydetti. Dede, “Gizli bir pazarlık veya ittifak söz konusu değil. Bu sadece bizim partimizin yaptığı açılamalarla değil, İYİ Parti ve CHP’nin birinci ağızda yaptıkları açıklamalarla böyle bir durumun söz konusu olmadığını ifade ettiler. Partimiz açısından, kuruluşundan buyana temel bir perspektif var. Tüm demokrasi güçlerini bir arya getirmek ve Türkiye’nin demokratikleşmesine, bir hukuk devleti olmasına hizmet etmek. Bu anlamda aktif veya pasif her türlü girişimde bulunacağımızı daha önceden söylemiştik. Bu süreçte parti yetkilileri bunu belirtiler. En nihayetinde hem Türkiye siyaseti açısında hem de özelde kentler ve ilçeler açısında gerçekten demokrasiyi inşa edebilecek; halkın, sivil toplum kuruluşların, en çok istediği ve desteklediği adayların kazanması partimiz açısında stratejik öneme sahiptir. Mesele, sadece bizim partimizin kazanıp kazanmaması değil, ülkenin ya da o kentin kazanması meselesidir. Bu noktada bizim partimizin kazanamayacağı bilinen, örneğin İstanbul ya da Ankara’da seçimlerde kazanabilme şansı yok. Bu noktada aday olmayarak kendi seçmen kitlemizi kendi tercihiyle baş başa bırakıyoruz. Kesinlikle burada bir yönlendirme yok. CHP İYİ Parti’ye verin ya da AK Parti MHP ittifakına verin gibi bir yönlendirme kesinlikle yoktur” sözlerini sarf etti.

Seçmenden gelen eleştirilere cevap

HDP’ye Kürt ve Türk tarafından gelen eleştiriler olduğunu ifade eden Dede, HDP’nin farklılıkları içinde barındırarak büyüyen bir parti olduğuna dikkat çekti. HDP’nin ülkenin ortak menfaati uğruna bir araya geldiği bir proje olduğunu kaydeden Dede, “HDP kurulurken Türkiye’deki tüm halkların, tüm mezheplerin, dinlerin, sınıfsal ve cinsiyet bağlamında tüm kesimleri içerisinde barındırabileceği, kendilerini ifade edeceği bir alan yarattı. Daha önce Kürt partileri baraj sorunu yaşıyordu. Elbette çok ciddi bir kitleye de sahiptik. HDP projesinin tutuğunu daha ilk girdiği seçimde gürdük. Elbette HDP’de herkes aynı düşünmüyor, herkesin ayrı fikirleri var. Zaten HDP böyle bir parti herkesin aynı düşündüğü değil, tüm farklılıkların bir araya geldiği, birlikte yaşamanın en doğru temelde nasıl örülebileceği konusunda fikir birliğine varıldığı bir projedir. Tabi halen ‘HDP’nin her ne kadar tüm renkleri kapsadığını söylese de bir Kürt partisi kimliğinden kurtulamadığını’ eleştirenlerde var. Diğer tarafta Kürtler boyutu ise Türk solunun etkisine girdiği yönünde eleştiriler var.  Fakat ne öyledir ne diğer türlüdür, tüm renklerin, halkların, inançların kendini ifade edebildiği ve ülkenin ortak menfaati uğruna bir araya geldiği bir projedir” diye konuştu.

‘Van bir metropoldür’

Aday belirleme sürecine değinen Dede, birçok ilçede adaylarını ön seçimle belirlediklerini ifade etti. Dede, aday belirleme sürecinde yerel dengeleri göz önünde bulundurduklarını söylerken, “Vanlı” kavramına öncelikleri olmadığını kaydetti. Dede, “Birçok ilçemizde adaylar ön seçimle belirlendi. Diğer aday belirleme yöntemleri her siyasi partinin yaptığı gibi bir aday belirlenirken adayın aldığı eğitim düzeyi, geldiği çevre, parti tüzüğünü ne kadar içselleştirdiği, gibi verileri göz önünde bulundurursun. Bunun yanında yerel dengeleri de gözetlersin. Bu çok doğal ve kabul edilen bir şeydir.  Dolayısıyla partimiz bu dengeleri gözetlemiştir. ‘ Vanlılık’ konusunda özel bir amacımız olmadı. Gelinen noktada Van bir metropoldür. Çevre illerden göç ederek Van’a gelenler Vanlı oldular. Yine memuriyet görevi nedeniyle Van’a gelenler var. biz artık Van’ın bir metropol olduğunu bu noktada kendini Van ile ortak aidat bağı kuruduğu herkesi Vanlı olarak görmesi gerektiğini düşünüyoruz.  Vanlı olmayan ve istihdam yaratan iş adamları var.  bu nokta biz Van’ı bir metropol olarak görüyoruz. ‘Vanılık’, bizim açımızda birinci derecede önem arz eden bir durum değil” dedi.

‘Kayyumun projeleri bizim’

Yerel yönetimde her zaman eleştiriye açık olduklarını kaydeden Dede, Kayyum tarafında yürütülen çalışmaların büyük bölümü kendi projeleri olduğunu iddia etti. Dede, “Daha belediyelerimize kayyum atılmadan önce de öz eleştirimiz veriyorduk. Yapılan halk toplantılarda eksiklikler, yapılamayanlara yönelik eleştirimizi verdik. Çok güzel işlerde yapıldı.  İki dönem Van Büyükşehir Belediyesi’ni aldık ancak her iki dönemde de belediye başkanımız tutuklandı. Diyelim ki AK Parti kazandı. İlk bir yıl planlamanızı yaparsınız. Oysaki devlet hiçbir zaman bize bu fırsatı vermedi. Stratejik planlar hazırlandı, bunun alt yapısı oluşturuldu.  Fakat projeler gerçekleştireceği noktada bu fırsat verilmedi. Yapılan eksiklikler bu noktada eksik kaldı. Kayyum atandıktan sonra gerçekleşen projelerin çoğu bizim dönemimizde projelendirilmiş, ihale edilmiş. Biz bunlara ilişkin raporlarımızı hazırlıyoruz. Belediyecilikte neleri yaptık neleri yapamadık, neleri yanlış yaptık, kayyum döneminde nelerin yapıldığına ilişkin raporları kamuoyuyla paylaşacağız” diye konuştu.

Yönetimde sistem farklılığı

AK Parti ile aralarında yönetim sistemi açısında farklılıklar olduğunu kaydeden Dede, “Yerinde yönetim hedefimiz var. Türkiye açsında bu kadar farklı dinsel, mezhepsel, ırksal grubun bir arada huzur içinde yaşayabilmesinin modelini öz yönetim yani yerinde yönetim modeli olduğunu iddia ediyoruz. AK Parti ve MHP’nin istediği ise daha merkeziyetçi, tekçi bir yönetim. Bu iki düşüncenin karşı karıya gelme durumu vardı. Bizim siyasal mücadelemiz AK Parti İktidarda olmasın biz olalım mücadelesi değil.  AK Parti’nin bir sistem modeli var Türkiye için bizim başka bir modelimiz var. Dolaysıyla bizim söylediğimiz AK Parti tarafından suç olarak değerlendiriliyor.  Oysaki AK Parti’nin 2002 le 2004 yıllarında savunduğu yerel yönetim yasası çıkmış olsaydı bugün Türkiye’nim geldiği nokta farklı olurdu” dedi.

Kaynak: Van Postası Gazetesi

Güncelleme Tarihi: 13 Şubat 2019, 23:46
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER