Aile merkezli bir mücadelede birlikte yol almamız gerekir. Bir aile kurmak istiyorsan ilk adım evlilik,
İşte bu çerçevede hedef, ebedi bir ortaklık antlaşmasıdır. Bu klasik bir alış veriş hukuku değildir. Bireyi, aileyi, toplumu ve çevreyi bir bütünlük içinde değerlendirip yaklaşmak lazım. Bu evlilikte özellikle bizim şefkatimize, merhametimize ilgimize muhtaç yavrularımız ve eşimiz vardır. Bunları gözden geçirmemiz lazım.
Eğer her gün bir arada olduğumuz halde birbirimizden uzaksak, birbirimizin dünyasından habersizsek, eşinin çocuğunun ne yaptığını, neyle meşgul olduğunu bilmiyorsak, kendi ailemizin ne yaptığından ve sorunlarımızdan haberimiz yoksa sorun var demektir. Maalesef toplumda ki ailelerinin durumu bu.
Yapılması gereken, ebeveynlerin kendilerine dönüp sorması lazım 'eksiklerimiz nedir? Eşimize ve çocuklarımıza karşı sorumluluklarımızı yapabilmiş miyiz?' diye.
Evvela başınızı o telefonların üzerinden kaldırıp, o sanal dünyanın içinden çıkıp, evinizin içine bakın. Eminim birçok aile bu telefon denen oyuncak yüzünden sorunlar yaşıyor. Başkalarının hayatını takip edeceğinize, kendi hayatınızı takip edin, ailenin içindeki sorumluluklarınıza odaklanın.
Sorumluluklarımızı dışımıza atamayız sonra “çocuğum bana karşı asi, eşim sorumsuz” deyip vicdan yapmayın. “Eşim çocuklarım ne yapıyorsa yapsın benden geçti” diyemezsiniz, sorunlarınız varsa bunları konuşarak halletmeye bakın, konuşamaz ve bunları biriktirirsek bir süre sonra çok daha kötü patlaklar verir, bunun bilincinde olmamız gerekir.
Eşinizle, çocuklarınızla sağlıklı bir iletişimde bulunmak istiyorsanız onlara emanet bilinciyle yaklaşmanız gerekir, onlara mülkmüş gibi bakmamak gerek (özellikle de eşlerinize karşı) şefkati, sevgiyi, merhameti ailemizin içine taşımak istiyorsak, mutlaka Hz.Peygamber (A.S.)gibi emaneti evimizde paylaşıp, onu Fatımalara ve Alilere dönüştürmemiz gerekir. işte böyle bir yaklaşım içinde her türlü sorunu, problemi çözebiliriz.
Vahiy bizim elimizde, yolumuzu bulabiliriz, ailelerin huzur bulması için yaşadığımız hayata vahyin dokunması gerekir. Sevgiyle, saygıyla, merhametle çözemeyeceğimiz hiç bir şey yok.
Toprağa bir tohum atıyoruz, bu tohumun toprakta hayat bulması ve orada yeşermesi Rabbimizin izniyle gerçekleşecektir, bize düşen bu sorumluluklarımızı yerine getirmek, gerisi her şeyi görüp gözetene aittir.