Eğitimcilerden 'yerli ve milli eğitim felsefesi' önerisi

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Ahmet Yayla, “Köklü bir geçmişe sahip olan Türk eğitim sisteminde en büyük sorun; yerli ve milli bir felsefeden yoksun olmasıdır” dedi.

 Eğitimcilerden 'yerli ve milli eğitim felsefesi' önerisi

Açıklamalarda bulunan Ahmet Yayla, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bazen müfredat değişikliklerine gidildiğini hatırlatarak, “Türk eğitim sistemi çok köklü bir geçmişe sahip olmakla birlikte çağı yakalama adına çok ciddi değişikliklere maruz kalmıştır. Bunun neticesinde olumlu sonuçlar ortaya çıktığı gibi olumsuz neticeler de alınmaktadır. Ancak bana göre eğitim sistemimizin en temel sorunu; kendimize özgü, milli ve yerli bir eğitim felsefemizin olmamasıdır. Malumunuz her eğitim sisteminin dayandığı bir felsefe vardır. Bizim eğitim sistemimizin ve programlarımızın dayandığı felsefe yabancı kaynaklıdır. Yani eğitim sistemimiz, pragmatizm felsefesine dayanır. Programlarımız ise ilerlemecilik eğitim felsefesine dayanmaktadır. Bu eğitim felsefesi ABD’de ortaya çıkan ve daha sonra bizlere transfer edilen bir eğitim felsefesi anlayışıdır” dedi.

“Bir beton yığını şeklinde inşa edilen okullardan vazgeçilmeli”
 

Eğitimde yaşanan sıkıntıların bertaraf edilmesi adına milli ve kendi değerlerimize uygun yeni bir eğitim felsefesi inşa edilmesi gerektiğini savunan Yayla, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Eğitim sistemimizle alakalı sorunları dört başlıkta sıralamak mümkün. Bunlardan bir tanesi altyapı sorunları, ikincisi öğretmenlerle ilgili sorunlar, üçüncüsü öğrencilerle ilgili sorunlar ve dördüncüsü de veli ve ailelerimizle alakalı sorunlardır. Altyapı sorunlarına bakıldığında; okullarımızın ve sınıflarımızın fiziki yapısı ile ilgili sorunlar, mevcut son yıllarda bu anlamda güzel okullar inşa edilse de okullarımızın sosyal donatıları, oturma düzeni ve benzeri sorunlar görmekteyiz. Bir beton yığını şeklinde inşa edilen okullardan vazgeçilmeli.”

“Öğretmenlerle alakalı ciddi sorunlar mevcut”
 

Eğitim camiasının kanayan yaralarından bir tanesinin de öğretmenlerle alakalı sıkıntılar olduğunun altını çizen Yayla, “Özellikle öğretmenlerin mesleki gelişim ve hizmet içi eğitimleri ile ilgili çok ciddi sorunlar yaşıyoruz. Aday öğretmen seçiminde sorunlar var. Nitelikli öğretmen seçiminde sorun yaşıyoruz. Özellikle bölgemiz ve ilimiz bazında ciddi sayıda ücretli öğretmen çalıştırıldığını biliyoruz. Yine bölge bazında yaşadığımız öğretmen sirkülasyonu büyük bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Öğretmenlerimiz özellikle bu bölgelerde çok farklı gerekçeler göstererek ayrılmaktadırlar. Bu da eğitimde başarı seviyemizi düşürmektedir” ifadelerini kullandı.
Öğrenciler ve ailelerle alakalı da bölgede motivasyon ve dil sorunu yaşandığını sözlerine ekleyen Yrd. Doç. Dr. Ahmet Yayla, “Velilerimizin sosyoekonomik düzeylerinin düşük olması, bilinç düzeyinin istenilen seviyede olmaması ciddi sorun teşkil etmektedir. Bunların dışında yönetici sorunu, sınav sisteminde yaşanan sorunlar, kırsalda eğitim ve taşımalı eğitim ve ikili eğitim sistemi gibi sorunlardan söz etmek mümkün” diye konuştu.

“Yeni programda 15 Temmuz darbe kalkışması da yer alacak”
 

Eğitim programları ile ilgili de sorunlar olduğunu aktaran Yayla, çözümün yerli ve milli bir sistem felsefesinde geçtiğini ifade ederek, “Son dönemlerde programlara yönelik takdire şayan çalışmalar yapılmaktadır. Özellikle teknolojik cihazların kullanılması anlamında yenilikler mevcuttur. Yine becerilerin kazandırılması noktasında da birtakım yenilikler mevcuttur. Ancak sınav sistemimiz değişmediği müddetçe, 21. yüzyıl becerilerini öğrenciye kazandırmak zor olacaktır. Tarih programlarına baktığımızda, normalde 2. Dünya Savaşına kadar olan kısmı mevcut, ancak yeni programda 1950’den 2016’ya kadar ki güncel olaylar yer almaktadır. Bununla beraber AB süreci, Kıbrıs müzakereleri, 1960 ve 1980 darbeleri, 15 Temmuz demokrasi zaferimiz gibi güncel olaylar da yer almaktadır” şeklinde konuştu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER