Van Kedisi Küresel Medya Dergisinde

Küresel Gazeteciler Konseyi’nin (KGK) süreli yayını Küresel Medya/Global Media Dergisi’nin 35 Gazeteciyi Kaybettik kapak konulu 24 Temmuz Basın Bayramı Temmuz-Aralık 2021 dördüncü özel sayısında gazeteci araştırmacı KGK Van Temsilcisi İkram Kali’nin kaleme aldığı “Dünyanın tanıdığı, Türkiye’nin fark yaşatan güzeli: Van Kedisi” başlıklı Van’ı tanıtan makalesi Türkçe-İngilizce dillerde yer aldı.

Van Kedisi Küresel Medya Dergisinde

Küresel Gazeteciler Konseyi’nin (KGK) süreli yayını Küresel Medya/Global Media Dergisi’nin 35 Gazeteciyi Kaybettik kapak konulu 24 Temmuz Basın Bayramı Temmuz-Aralık 2021 dördüncü özel sayısında gazeteci araştırmacı KGK Van Temsilcisi İkram Kali’nin kaleme aldığı “Dünyanın tanıdığı, Türkiye’nin fark yaşatan güzeli: Van Kedisi” başlıklı Van’ı tanıtan makalesi Türkçe-İngilizce dillerde yer aldı.

Küresel Gazeteciler Konseyi’nin (KGK) süreli yayını Küresel Medya/Global Media Dergisi’nin 35 Gazeteciyi Kaybettik kapak konulu 24 Temmuz Basın Bayramı Temmuz-Aralık 2021 dördüncü özel sayısı okurlarıyla buluştu. Yurt içinde ve dışında ilgi gören dergide valilere basın ve halkla ilişkiler alanlarında danışmanlık yapan, Van’ın tarihi, kültürü ve sosyal konuları üzerine araştırmalar yürüten, dergi, kitap, gazete yayımlayan, çeşitli kitap, dergi ve gazetelerde Van ile ilgili çok sayıda makalesi yayımlanan gazeteci, araştırmacı, KGK Van Temsilcisi İkram Kali’nin kaleme aldığı Van kedisi makalesi de yayımlandı. Kali makalesinde Vanlılar tarafından Van kediye “Pişik”, Van kedisine göz renklerinin farklı olmasından dolayı “Tek-göz” denildiği, Van kedisini Amerika, İngiltere başta olmak üzere çeşitli ülkelere ve yurt içinde çok sayıda ile götürüldüğü, Van’dan sonra en fazla Van kedisinin Ankara ve İstanbul’da olduğu, Sultan II. Abdülhamit’in Van kedisi sevgisini Yıldız Sarayı’nda ‘Pamuk’ adında Van kedisi besleyerek giderdiği ve Pamuk’un saray sofrasının artıklarını yemediği, kendisine özel yemekler hazırlandığı, Ankara kedisi olduğu iddia edilen kedinin aslında saf Van kedisinin varyasyonu, mutasyona uğramış bir türü olduğu bilgilerine yer verdi.

“Dünyanın en ünlü kedilerinden bir Van kedisidir”

Makalesinde dünyada 33 farklı ırktan çoğaldığı belirtilen 500 milyonun üzerinde evcil kedi arasında en ünlü kedilerden birinin Van kedisi olduğunu belirten İkram Kali, “Türkiye’de kedilerden bahsederken ilk akla gelen Van kedisidir. Van kedisinin tarihinin Van bölgesinde 5 bin yıl öncesine dayandığı belirtilmektedir. Van’da bulunmaları nedeniyle bu ırka ait kediler orijinal olarak Van kedisi adı almıştır. Van Kedisi, dünya üzerinde melezleşmeyen, saflığını koruyabilmiş canlıların başında gelir. Bu özelliği onu, hem kedi dünyasının hem de diğer canlıların yıldızı haline getirmiştir. Vanlılar tarafından kediye “Pişik”, Van kedisine göz renklerinin farklı olmasından dolayı “ Tek-Göz” denilmektedir. Van halk kültüründe yer alan Van kedisi bir süs kedisi yanında, bir dost ve aile bireyi gibi değer görmektedir” dedi

“Van Kedisi dünyanın çeşitli ülkelerine götürüldü”

Van kedisinin ülke ve farklı ülkelerde yaygınlaşmasına değinen Kali, “ Vanlılar tarafından evlerde özenle beslenen Van Kedisi yıllar boyunca Türkiye’nin farklı şehirlerine ve yurt dışına hediye götürülmesi, kenti ziyaret eden üst düzey yetkililere, sanatçılara ve diğer özel misafirlere hediye edilmesi sayesinde ülke genelinde ve yurt dışında oldukça yayılmıştır. Van Kedisi, yerlisi olduğu Türkiye’nin yanı sıra, 1950’li yıllarda iki İngiliz fotoğrafçı tarafından Avrupa ya 1970 yılından sonra da Amerika’ya götürülerek tüm dünyada da oldukça nadir olan bir hayvan olarak ilgi görmüştür. Çeşitli Avrupa ülkelerinde Van Kedisi sahipleri tarafından dernekler kurulmuştur” ifadelerine yer verdi.

“Van’dan sonra en fazla Van kedisi Ankara, İstanbul’da”

Van Valiliği Basın Müşaviri yaptığı dönemde 1990’da yaptığı bir çalışmayı aktaran Kali, “Valimizin izni ve desteğiyle girişim başlattım. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Prof. Dr. Ataman Güre ve TRT işbirliğiyle 1990’lı yıllarda Türkiye genelinde bulunan Van kedileri sayısı üzerine ilk çalışma gerçekleştirdik. O zaman bilgisayar, cep telefonu, sosyal medya yoktu. TRT Gün Başlıyor Program yapımcısı Seynan Levent’i arayarak destek istedi. Seynan hanım ve program sunucusu Mehpare Çelik’in katkılarıyla bir hafta süresince televizyon ekranından sözlü ve alt yazıyla “Van kedisi olanlar Van Valiliği Basın Müşavirliği’ni telefonla arasın” çağrısı yapıldı. Türkiye’nin birçok ilinden arayan Van kedisi sahibi insanlar Van kedisi beslediklerini bildirdi. Kimileri de kedileri için çöpçatanlık desteği isterken kimleri kedi almak ve verme talebinde bulundu. Araştırmada Van’dan sonra en fazla Van kedisinin Ankara ve İstanbul’da olduğunu öğrenme imkânımız oldu” dedi.

“Kedi Araştırma Merkezi Kuruldu”

Van’da yürütülen bilimsel çalışmalara değinen Kali “ 1992 yılında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi bünyesinde Van Kedisi Araştırma Merkez kuruldu. Merkezde yetiştirilen kedilerin yanında Van dışındaki aileler tarafından beslenen kedilerin tedavisi, bakımı ve takibi yapılmaktadır. Merkezdeki Van Kedi Villasında neslin sürekliliğinin sağlanması ve korunması çalışmaları yürütülmektedir” ifadelerine yer verdi.

“Van Kedisi Osmanlı Sarayı’nda”

Osmanlı Sarayı’nda Van kedisi bilgisine dikkat çeken Kali şunları söyledi:

“Sultan II. Abdülhamid’in hayvan sevgisi ve merakı onunla ilgili hemen her eserde değinilen bir konudur. Daha çok kızları Ayşe ve Şadiye Sultanların hatıratlarına dayanan Padişahın ’Pamuk’ ve ‘Ağa Efendi’ isimli kedileri, olduğuna kaynaklarda yer almaktadır. Yıldız Sarayı’nda Kuşluk-I Hümâyûn Teşkilatı 1881 tarihli Şale Kasr-ı Hümâyûnu Kuşluğu’nda 25, Zincirlikuyu Kasrı Kuşluğu’unda 2, Malta Kasr-ı Hümâyûnu Kuşluğu’unda ise 4 Van Kedisi bulunduğu kayıtlarda yer almaktadır. Saray kayıtlarında Ankara kedisi olduğu iddia edilen kedi ismiyle tek bir kedinin envanterde yer almaması ise dikkat çekici ve incelemeye değerdir. Sultan II. Abdülhamit Van kedisi sevgisini Yıldız Sarayı’nda ‘Pamuk’ adında Van kedisi besleyerek gidermekteydi. Sultan Abdülhamit tahttan indirilip 1909’da Selanik’e sürgüne gönderildiğinde uzun tüylü beyaz renkli ‘Pamuk’ isimli Van kedisini de beraberinde götürerek bir süre kaldığı Alatini Köşkü’nde yanından ayırmamıştır. Padişah Selanik’ten sürgünden dönüşünde Van kedisini İstanbul’a beraberinde geri getirmiştir. Abdülhamit kendisine tahsis edilen Beylerbeyi Sarayı’nda Van kedisini yanında sürekli bulundurmuş. Yaşlanan Van Kedisi ‘Pamuk’ padişahtan bir yıl evvel 1917’de ölmüştür.”

“Van Kedisi varyasyonu Ankara Kedisi”

Ankara kedisi olduğu iddia edilen kedinin aslında saf Van kedisinin varyasyonu, mutasyona uğramış bir türü olduğunu ileri süren İkram Kali, “Van kedisi ile alakalı çok sayıda bilimsel kaynak bulunmasına karşın Ankara kedisi olduğu ileri sürülen kedi ile ilgili Osmanlı, Cumhuriyet dönemine ait literatürlerde bildiğimiz kadarıyla yeterli ve geçerli bir kanıt bulunmamaktadır. Cumhuriyet sonrası Başkent ilan edilmesinin ardından Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile birlikte hızla gelişerek önem kazanan Ankara yerel olarak Angora denilen Ankara keçisi ve tavşanı ile ünlüdür. Ankara Atatürk Orman Çiftliği’nde ve farklı yerlerde hayvanları çok sevdiği bilinen Atatürk’ün Anakara ve hayvanlarla fotoğrafları olmasına karşın Ankara kedisi olduğu iddia edilen kediyle tek bir kare fotoğrafı bulunmaması önemli ayrıntıdır. Ankara kedisi olmuş olsaydı Atatürk’ün kedilerle fotoğrafı, anısı belgelerde yer almış olacaktı. Çeşitli tarihlerde Van’ı ziyaret eden devlet adamlarına, üst düzey bürokratlara Van kedisi hediye edilmiş ve halende edilmektedir. Osmanlı’dan günümüze Van’da görev yapan kamu görevlileri ile Ankara’ya yerleşen Vanlılar beraberinde götürdükleri Van kedilerinin sayılarının zaman içinde Ankara ve çevresinde yaygınlaşması soncu böyle bir durum gelişmiştir. Bazı araştırmacıların ilk kez Ankara’da gördükleri Van kedisini Ankara olarak kayda geçirmişlerdir. Gerçek budur. Nitekim İngiltere’de, Anadolu’dan götürülen kediler önceleri Ankara kedisi olarak tanınmış ve oldukça fazla önemsenmiştir. Ancak 1950’lerin ortasında, Miss Laura Lushington ve Miss Sonya Halliday adında iki kadının, Van’dan alıp İngiltere’ye götürdükleri kedi yavruları, Türk kedilerine ilişkin algıların değişmesine neden olmuştur. Çünkü Governing Counsil of Cat Fancy adlı kuruluş bu kedilerin farklı bir ırk olduğunu tescil ederek tanımıştır. Bu tarihten sonra, bu kedilerin adlandırmasında, orijinlerini ve kimliklerini belirtmek amacıyla ‘Van’ ön adı kullanılarak adlarının Turkish Van Cats olmasına karar verilmiştir. Bu gelişmeden sonra Wold Cat Federation (1969) ve dünyadaki diğer kedi federasyonları bu kedileri, tüm fenotipik özelliklerini tanımlayacak şekilde, Turkish Van Cats olarak tanımıştır. Kayseri ilimizde de benzer durum var. Kayseri’de Doğal Hayatı Koruma Derneği öncülüğünde Van Kedisi Koruma Derneği (VKKD) kurulmuştur Dernek Başkanı Nuh Mehmet Yakuter, saf ırk Van kedilerini Kayseri’de üretmeyi başardıklarını, bu kedilerin Türkiye’de ve dünyada eşi olmadığını söylemiştir” şeklinde konuştu

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER