Van’daki boşanma ve evlilik oranları

Türkiye’de boşanma ve evlilik oranlarına bakıldığı zaman evlenme hızı düşüş gösterirken, boşanma hızı da 2010’dan beri yıllık ortalama 100.000’in üzerinde seyrediyor. İlimizde durum nedir? Neden evlenme hızı düşüş gösteriyor? Konuyla alakalı Avukat Rasim Saygın, Vangölü TV’ye açıklamalarda bulundu.

VANGÖLÜ TV ÖZEL
‘Aile kurumu alarm çalıyor’
Saygın; ‘‘İlimizde boşanma ve evlilik oranları ile ilgili olarak istatistiki çalışmalara bakıldığında, özellikle de TÜİK’ten alınan rakamlara bakıldığında evlilik oranlarının yıllar itibarıyla düştüğü ve boşanma oranlarının ise giderek arttığını gözlemliyoruz. Bu Türkiye genelinde mevcut bir gerçeklik olmakla beraber ilimizde de aynı husus devam ediyor. Özellikle 2019-2020 yıllarına bakıldığında 2019 yılında evlilik hızı %7.5-8 civarlarındayken, 2020 yılında %7’lere düşmüş. Yine boşanma hızı %3’lerdeyken şimdi %5’lere kadar yükselmiş durumda. Dolayısıyla bu toplumun gerek evliliğe bakış açısıyla ilgili, gerek maddi koşullarıyla ilgili ciddi bir takım sorunların yaşandığının göstergesidir ve aile kurumlarına da bir an önce ciddi bir şekilde el atılmasının gerektiğine ilişkin bize sunulan verilerdir. Aile kurumu hakikaten alarm çalıyor, özellikle gençlerimizin evlilik noktasında ciddi tereddütler yaşadığını biz ilimizde de görmekteyiz. Evlilik oranları her geçen gün yaş olarak artmaktadır. Geçmiş dönemde erkekler için 24-25 olan yaş ortalaması şu anda 28-29’lara çıkmış durumda. Ha keza kızlarda 23-24 olan yaş ortalamasına çıktığını görmekteyiz. Bu da insanların özellikle ekonomik anlamda bir garanti süreci içerisine girdikten sonra evliliği tercih etme durumuna geçtiğini görmekteyiz. Okul, üniversite, üniversite bittikten sonra askerlik, staj durumu varsa staj durumu ve sonrasında bir işe girdikten sonra evliliği tercih eder bir duruma geliyor.’’ Dedi.
‘Gencin cebinde çok ciddi bir yekun olması gerekiyor’
Bölgede evlilik şartlarının çok ağır olduğunu kaydeden Avukat Rasim Saygın; ‘’Bunun sebepleri nedir? İnsanları bu zorunluluğa iten sebep, toplum içerisindeki evlilik şartlarının çok ağırlaştırılmış olmasıdır. Özellikle bölgemizde evlenecek insanların çok ağır şartlarda bir takım yükümlülüklerin olması özellikle erkekler açısından. Başlık parası önemli ölçüde azalmış olsa da halen devam eden yerler var. Bu kaldırılmış olsa dahi çok ağır bir şekilde ziynet eşyaları, ev eşyası talebi var. Yani nereden bakarsanız evlilikle ilgili cebinde çok ciddi bir yekun olması gerekir ki genç evliliğe bir adım atabilsin. Bu hususlarda özellikle toplumumuzun geleceği garanti altına alınmak isteniyorsa toplumumuzun bu şartları hafifletmesi lazım, gençler evlenemiyorlar, evlenmek istedikleri halde evlenemiyorlar. Evlilik kurumuna bir istatistik olarak bakıldığında gençlerin modern çağla beraber boşanma sayılarının artması da belki evliliğe adım atma noktasında gençlerde bir tereddüt oluşturabiliyor ama temel etken özellikle de ilimizde maddi imkanlara gençlerimizin ulaşamaması hususudur. Aile dağılırsa toplum dağılır, dolayısıyla bizim burada özellikle aile büyüklerine, aşiretlere çağrımız gençlerin evliliklerinin önündeki bu engelin bir an önce kaldırılması, hafifletilmesi ve evliliğe teşvik edici bir takım tedbirlerin alınmasıdır. Yine devletin de gençlerin evlenebilmesi için bir takım pozitif ayrımcılık yapması lazım. Gençlere yönelik bir fon oluşturularak bu fon içerisinde evlenecek olan gençlere destek çıkılması lazım ki gençlerimiz evlenebilsinler, yuvalarını kurabilsinler. Tabi sadece evliliği yapmakla ilgili sorunları çözmekle yetmiyor, evlendikten sonra da bizim yasal anlamda birçok değişikliğe gitmemiz gerekmektedir. Özellikle İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasıyla kısmi bir rahatlama olmuş olsa da İstanbul Sözleşmesi’nin yerelde yapılan alt kanunları aile birliğine ciddi darbeler vurmaktadır. En ufak bir aile içi huzursuzluğunun hukuk konusu yapılması, eşler arasında ayrılık kararlarının verilmesi, uzaklaştırma kararlarının verilmesi bu işi çözüm yerine en ufak bir tartışmada boşanmaya götürme şeklinde devlet politikası gibi bir durum ortaya çıkarıyor. Olması gereken bu değildir, olması gereken tarafların arasını bulmaya yönelik aile büyüklerinin de araya girmesiyle bir uzlaşı sağlayabilip evliliğin devamına yönelik noktada ısrar edebilmektir yoksa boşanma kolay olanıdır, tek celsede anlaşmalarla eşlerin boşanma sayıları da artıyor. Buna girmemek lazım, eşleri birbirine düşman, birbirine rakip iki bireymiş gibi göstermemek lazım. Rakiplermiş gibi bir düzenin içerisine girmemek gerekiyor. Dayanışma içerisinde olan, ailenin yuvasını devam ettirmeye yönelik dayanışma içerisinde olan iki temel birey olarak, birbirlerinin eksiğini gideren bireyler olarak görmek gerekiyor. Dolayısıyla bizim hem evliliği kolaylaştırmaya hem de evlendikten sonra da ailelerin huzurlu bir şekilde devam edebilmesi için gerek toplumsal gerekse de hukuksal önemli etkenler, adımlar atmamız gerekmektedir.’’ Diye konuştu.

Kaynak : Vangölü TV

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER